" alt="" />
" alt="" />
ZİYARETÇİ SAYISI
IP Adresiniz: 3.237.94.109
Online Ziyaretçi: 9
Bugün Toplam: 4393
Dün Toplam: 7947
Genel Toplam: 19136769
HABER ARAMA
 
 
ÖNEMLİ LİNKLER
HAVA TAHMİNİ

Şehir Seçiniz

BİTLİS'DE BEŞ MİNAREYİ GÖRDÜK

Tarih:

08 Eylül 2014 Pazartesi 14:00

Okunma:

2772

Yorum:

0     Yorum Yaz

BİTLİS'DE BEŞ MİNAREYİ GÖRDÜK

BİTLİS'DE BEŞ MİNAREYİ GÖRDÜK
TFFHGD Bitlis şube başkanı Murat Öztürk bizleri arıyor ve Hakemin Sesi’ni Bitlis’de görmek istiyoruz diyordu. Biz kendisine söz vermiştik ve mutlaka Bitlis’i ziyaret edeceğimizi söylemiştik. Bu sözümüzü yerine getirdik ve Bitlis’e gittik. Muş’un açılışından sonra Başkan Ferzende Emre bizi arabasıyla Bitlis’e götürdü. Yanımızda Genel merkez yöneticileri Ahmet Şahin ve Zafer Korkmaz’da vardı.  Niyazi Bakşi’nin düğününe katıldık. Daha sonra İHK Başkanı İkram Özlük birlikte olduk bizlere güzel bir pastanede dondurmalı baklava ısmarlandı ve bu ısmarlamayı ise hakem Sinan Adlığ yaptı.
Konaklamayı Tatvan’da göl kenarında bulunan ve yeni yapılan mükemmel bir tesis konumuna bürünmüş Polis merkezi tesislerinde geçirdik. Sabah kahvaltısı ise göl kenarında kır bahçesinde gerçekleşti. Artık sıra kentin tarihi ve turistik yerlerini gezmeye gelmişti.
Bir önceki Muş haberinde Anadolu insanı özünde insana değer vermenin ve paylaşımcılığın olduğu, hürmet, sevgi, saygı, vicdan gibi birçok değeri içinde barındırdığını yazmıştım. Buna bir de Başkan Murat Öztürk ve yönetim kurulu arkadaşlarının samimiyeti eklendiğinde gezimiz bir başka güzelliğe büründü.
İlk durağımız Nemrut Krater gölü oldu. Çok enteresandır gölün bir tarafı sıcak bir tarafı soğuk. Mükemmel bir manzara.. Orada Muş valisiyle de karşılaştık ve hatıra fotoğrafı çektirdik. Daha sonra Bitlis merkeze gelerek kentin dünyaca ünlü Büryan kebabını yedik. Daha sonra hakemlerle söyleşi yapmak üzere tarihi El Aman Han’a geldik. Bu toplantıya İHK Başkanı İkram Özlük katılmadı.
Burada hakemlerin dertlerini, yörede hakemliğin sıkıntılarının ne olduğunu hakemlere sorduk. Gerek dernek yöneticisi Ahmet Şahin gerekse ben Ercan Durna olarak Türk hakemliğinin içinde bulunduğu konumu, UEFA hakem konvansiyonuna giriş ile Türk hakemliğinin önünün açıldığını, artık Dünya Kupasında hakemlerimizin çok başarılı maçlar yönettiğini, Avrupa’da hakemlerimizin başarılı olduğunu anlattık. Oradaki hakemlerde, Anadolu hakemliğinin de pastadan pay alması gerektiğini, her ilden klasmanlarda hakem bulunması gerektiğini ve kendilerinin de hakemliği zor şartlar altında yaptıklarını, illerinde takım sayısının az olması nedeniyle az maça çıktıklarını dile getirdiler. Daha sonra illerinde bir kurul üyesinin problem çıkardığını ifade ettiler. Biz bu konuyu da MHK bölge sorumlusu Turgay Güdü’ye ilettik ve kesinlikle çözeceğinin sözünü verdi.
Toplantıdan sonra sarmaş dolaş olarak ayrıldık ve tekrar Muş’un yolunu tuttuk.
 
 
Birazda bu güzel ilimizden bahsedelim..
Bitlis adı nereden geliyor?
Bitlis’in günümüzde kullanılan isminin nereden kaynaklandığı
kesinlikle bilinmemektedir. Bitlis tarih boyunca değişik isimlerle
anılmıştır. Asurlular Bit-Liz, Persler ve Yunanlılar Bad-Lis veya
Bad-Lais, Bizanslılar Bal-Lais-on, Babaleison veya Baleş, Araplar
Bad-Lis, Ermeniler Pageş veya Pagişi olarak kullanmışlardır.
 
Asur dilinde Bit kelimesi yurt, Bet kelimesi kale manasında
kullanılmış, Bit-Liz demek Liz’in Yurdu, Bet-Lis demek ise Liz’in
Kalesi manasına gelmektir. 

Gerek Şerefname’nin Yazarı Şeref Han, gerek Kâmus-ul Alem’in
yazarı Şemsettin Sami ve gerekse Zinnet-Ül Kulub’un yazarı
Kavzinli Hamdullah Meftuni, Rum ve Acem tarihçilerinden
Maksidi şehrin isminin Bitlis kalesini yapan, İskender’in
komutanlarından Bedlis’ten geldiğini ileri sürmektedirler.
Şemsettin Sami Bedlis kelimesi manasının “Havası ve suyu
güzel olan yerin adı” olduğunu belirtmektedir. 
Şehrin bugünkü ismi Makedonya Kralı II. Filibe’nin oğlu
Büyük İskender’in Bedlis ismindeki komutanından gelmektedir. 

Bitlis Kalesini M.Ö. 331 yılında İskender’in emriyle yapan bu
komutan, kente kendi ismini vermiştir. O günden sonra şehrin
ismi küçük bir değişikliğe uğrayarak günümüze kadar gelmiş ve
bugünkü ismini almıştır.
 
Doğa harikası Nemrut Dağı ve krater gölü başta olmak üzere Bitlis tarihin ve doğal güzelliklerin bir arada sunulduğu şehirlerden…
İl merkezinde bulunan Bitlis Kalesi, Şerefiye Camisi ve Kümbetleri oldukça ünlüdür. Ahlat Kümbetleri'ni görmekte yarar var. 14 kümbet ve 200 dönümlük alana yayılmış tarihi Selçuklu Mezarlığı mutlaka gezilip görülmesi gereken yerlerden biri.
Kuş Gözlem Alanı: Bitlis sınırları içinde pek çok kuş gözlem alanı vardır. Nemrut Gölü Kuş Gözlem Alanı, Sodalıgöl Kuş Alanı ve Van Gölü Kuş Alanı bunlardan bazılarıdır. Buralarda pek çok kuşa rastlamak mümkündür.
El-Aman Hanı: Anadolu'nun en büyük kervansaraylarından biridir bu han. Dükkanları, cami ve hamamı ile bir külliye oluşturmuştur. 16. yüzyılda Hüsrev Paşa tarafından yaptırılmıştır. Mimari açıdan incelemekte ve görmekte fayda var.
Ahlat Müzesi: Bitlis'in tek müzesidir. Müzede Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemine ait arkeolojik tarihi eserler sergilenmektedir.
Narlıdere Köprüsü: Narlıdere Köyü'nde bulunan bu muhteşem köprünün hangi tarihte ve kimin tarafından yapıldığı bilinmemekle beraber köprü mimari özellikleri ve yörenin tarihi durumu göz önüne alındığında Osmanlı Dönemi'nde 16. yüzyılın sonlarına doğru yapıldığı varsayılmaktadır.
El Aman Han
16. yüzyılla tarihlendirilen El Aman Hanı, Bitlis'in Tatvan ilçesinde yer alıyor. 

Van Beylerbeyi Köse Hüsrev Paşa tarafından inşa ettirilen El Aman Hanı, ilk yapıldığı dönemlerde hayrat olarak kullanılıyordu. Uzun bir süre kervansaray olarak kullanılan han; dükkanlar, cami ve hamamdan meydana geliyor. Yakın bir zamanda restore edilerek sosyal tesis olarak hizmete girmiştir. El Aman Hanı Tatvan'ın Osmanlı mimarisini gözler önüne seren bir yapıdır ve artık bölgeye gelen turistlere hizmet vermektedir.
Süphan Dağı
 
Türkiye'nin 3. büyük doruğu olan Süphan Dağı, Patnos, Adilcevaz, Malazgirt ve Ahlat sınırlarında kendini göstermektedir. Türkiye'nin dağcılık turizmine önemli bir katkısı vardır. 

Her yıl birçok turistin gelip tırmanış yaptığı Süphan Dağı'na tek çıkılmamak önerilmektedir. Dağa tırmanmak için haziran, temmuz, ağustos ve eylül ayları en uygun zamandır. Dağa tırmananların çoğu doğu ya da güney yamacından tırmanmaya başlamayı tercih etmektedir. 

Bu yıl Süphan Dağı'na tırmanma planınız varsa ilk olarak
Bitlis-Adilcevaz İlçe Jandarma Karakolu'ndan izin almanız gerekmektedir.
 
 
    








Nemrut krater gölüne giderken ol yapım işçilerinin öğlen yemeğinde istirahatlerine denk geldik. Çok ilginç bir manzara ile karşılaştık. Uçurum kenarında uyuyan işçilerin görüntülerini sizlere aktarmak istedik..



El Aman Han'da hatıra fotoğrafı


Hakemlerle yuvarlak masa toplantısı yaptık..!












Nemrut Krater gölü..



Bitlis kalesi



Etiketler:

YORUMLAR

Bu habere henüz yorum yapılmamış

YORUM YAP

Ad Soyad:
E-Posta:
Yorum:
REKLAMLAR Memoil
REKLAMLAR " alt="" />
" alt="" />
FACEBOOK SAYFAMIZ