ATATÜRK
MAKROLİNE
Büyük Urartu
ZİYARETÇİ SAYISI
IP Adresiniz: 54.81.183.183
Online Ziyaretçi: 5
Bugün Toplam: 4848
Dün Toplam: 6784
Genel Toplam: 13810758
HABER ARAMA
 
 
ÖNEMLİ LİNKLER
HAVA TAHMİNİ

Şehir Seçiniz

YARDIMCI HAKEMLERE ALTIN ÖĞÜTLER

ERCAN DURNA ERCAN DURNA

Tarih: 12 Ocak 2018 Cuma 23:47

Okunma: 2651

Uzun yıllar üst düzey maçlarda yardımcı hakemlik yapmış biri olarak tecrübelerimi genç hakemlere aktarma gereği duydum.  “Yardımcı hakemlere öğütler” başlığı altında bir yazıyı kaleme aldım.

Neden hakem değil de yardımcı hakem olmayı seçtim?

Bana sıkça sorulan sorular arasında şu vardı;Neden hakem değil de yardımcı hakem olmayı seçtiniz?
Türkiye’de adamı olmadan en hızlı çıkanlar arasında yer aldım. Hayatımda hiç koşu ve yazılı sınav problemi yaşamadım. Hatta koşularda çok hakeme tur bindiriyordum. 3.liglerde yardımcı hakemlik yaparken bile 4 tane süper Lige yardımcı hakem (O zaman yan hakem) olarak çıktım. Daha sonra C klasmanı hakemi oldum. 3. Ligde düdük çalıyorduk, süper lige yan gidiyorduk. O zamanlar milli hakem kokartı taktık. Ankara’da sınav var. O sene İstanbul’da A klasmanı (Süper Lig) hakemleri çok kuvvetli bir kadrodan oluşuyordu.(Erkan Göksel, Yusuf Namoğlu, Özcan Oal, Yüksel Okçuoğlu, Yahya Diker, Sabri Çelik, Ergül Yücedağ, Ahmet Çakar, Salih Yazıcı, Haşim Gökalp, Taner Yalçındağ, Adnan Türkkan, Osman Elbaş, Serdar Çakır, Osman Avcı, İsmet Dikbaş  Bunların hakemliği bırakması için önünde uzun yıllar  vardı. anlayacağınız önümüz kapalı idi. Bir ümit ışığı göremediğimiz için Ercan Durna, Fahir Ersoy, Mehmet Kaya devre arkadaşlarıydık. MHK Başkanı doğan Babacan bize bir teklif yaptı.. Burada 2 sene yardımcı hakemlik yapın ve isminiz duyurun dedi daha sonra hakem olacaksınız ifadelerini kullandılar. Orada karar verdik ve hakemlikten yardımcı hakemliğe geçtik..  Bu arkadaşlar ile yıllarca başarılı vaziyette yardımcı hakemlik yaptık.Daha sonra zamanın MHK Başkanı Ahmet Güvener ise Üst klasman Yardımcı hakemlik kadrosunu oluşturdu ve bundan böyle hep yardımcı hakemlik kadrosunda kaldık.


Hakemlik mi zor yoksa yardımcı hakemlik mi?

Öncelikle şunu söylemeliyim ki, hakemlik bir tutku. Bıraksanız da sanki yarın maçınız varmış gibi davranış biçimi sergiliyorsunuz.  Hakemliğe aşırı derecede tutkuyla bağlı bir insanım ve o yüzden hakemlikten asla kopamıyorum.
Hakemlik de, yardımcı hakemlikte zor bir meslek. Bana göre yardımcı hakemliğin maç içindeki rolü çok özel.
Herkes yardımcı hakemleri elinde bir bayrak olan sıradan bir maç görevlisi zannediyor.
Kim ne derse desin yardımcı hakemlik aslında bundan çok fazlasıdır.
Hakemlerin en büyük avantajı saha içerisindeki koşu özgürlüğüdür. İşte bu yüzdendir ki yardımcı hakemlik çok ama çok zor bir meslektir.
Bir kere oyuncunun ofsayt olup olmadığına, sanisesin onda bir zaman diliminde hızlı bir şekilde izleyip bir anda karar vermek zorundasın.
Bu esnada topun ayaktan çıktığı anı süzüp, kulağınla topun tık sesini duyup, son oyuncunun hareketlerini izleyip karar vereceksin. Bu arada yan yan mı, geri geri mi yoksa düz koşup gözün sahada mı olacak karar vereceksin.
Ve bu kararı ekran başında ahkam kesenler gibi değil de pozisyonu sadece bir kere izleyebildikten sonra ulaşmak zorundasın.
Bu esnada hakem ile gözgöze şimdilerde kulak kulağa geleceksin. Bununla birlikte pozisyonda herhangi bir faul var mı, topun tamamı oyun alanını sınırlayan çizgilerden dışarı çıktı mı çıkmadı mı, topun tamamı kale çizgisini geçti mi geçmedi mi? kendisiyle iyi irtibat sağlayabiliyor mu gibi kendisinden beklenen birçok görevi de aynı anda yerine getirmek ve bazı şeylere karar vermek zorundasın.
Bana göre tüm bu görevleri ifa ederken içten ve yürekten gelerek yapmalısın.


Başarılı yardımcı hakemliğin kriterleri nelerdir?

Başarılı bir yardımcı hakem olmak için ne gibi yeteneklere ihtiyaç var?
İyi bir yardımcı hakemin yerine getirmesi gereken görevler neler? Öncelikle ondan bahsedeyim..
Bir yardımcı hakem olarak doğru karar vermek sadece bayrağınızı havaya kaldırmakla olmaz.
Kondisyon, İletişim, farkındalık, Konsantrasyon ve doğru karar verebilmek..
Öyle anlar olur ki bayrağınızı kaldırmamanız gerekir. Çünkü bayrağı havaya kaldırmamak da bir karardır. İyi ve doğru karar vermek ancak bu ayrımı ve dengeyi sağlamakla mümkündür.
Duayenlerimiz bizlere derlerdi ki; Hakem ile aşuk ile maşuk gibi olacaksınız. Maç içinde hakemin nerede olduğunu bilmek çok önemlidir. Hakemin oyun içindeki pozisyonlarda aldığı kararları da oyuna müdahale etmeden iyi bir şekilde takip etmeniz gereklidir.
İyi bir yardımcı hakemin özelliği, ancak gereken durumlarda da oyuna müdahale etmesidir.
Erken kalkan bayrak da, geç kalkan bayrak da başınızı ağrıtabilir. Oyun içinde pozisyonlara karşı olan göz temasınızı asla kaybetmeyin. Bazen oyuna dalıp pozisyonunu kaybeden çok arkadaşa rastlıyoruz.
Diğer bir önemli olan şey ise yan hakemlikten yardımcı hakemliğe geçişin gerekliliğini ve oyun içindeki rolünüzün tam olarak ne olduğunu iyi anlayabilmenizdir.
Öyle zamanlar olur ki maç esnasında bazen cesur kararlar verebilmeniz de gerekir. Bazı kesimler cesur kararlar veren hakemleri sevmezler.
Kafanızda farklı tilkiler dolaşmadan(!) güçlü olur ve yüreğinizle hareket ederseniz cesur kararlar verebilirsiniz.
Bu zamanlarda bu cesur kararları verirken soğukkanlılığınızı da kaybetmemeniz lâzım. Çünkü bazen verdiğiniz kararları beğenmeyen, itiraz eden oyuncu, teknik adamlar ve yöneticilerle karşılaşabilirsiniz.
Bu durumlarda güçlü iradenizi yürüyüş ve hareketlerinizle sakin kalarak verdiğiniz kararın arkasında olduğunuzu oyuncuya göstermeniz gereklidir.
Üstüne basa basa söylemek istediğim diğer bir konu da mutlaka hatalarınızdan ders çıkarın.
Bir müsabakada ofsayt olmayan bir oyuncuya yanlış bir bayrak kaldırıp bir akını kesmiş olabilirsiniz. Sakın ola ki maçtan kopmayın. O hata orada kalsın. Gözlemciyi, MHK’yı hiç ama hiç düşünmeyin. Hatalarınızdan ders çıkarın. Bazı hatalar sizin gelişmenize de yardımcı olur ve yaptığı hatalardan ders çıkaran kişiler mutlaka ve mutlaka arzu ettiği ve hedeflediği mevkilere gelirler.

Yardımcı hakemler neden ofsaytı kaçırırlar?

Yardımcı hakemlik sadece ofsayttan ibaret değildir ancak ilk görevleri ofsaytmış gibi algılansa da ofsaytı yakalamak 1. Derece görevleri arasındadır.
Yardımcı hakemlerin ofsayt pozisyonlarında yaptıkları en büyük hata, ofsaytı belirleyen sondan ikinci defans oyuncusu ile aynı çizgi hizasında kalamamalarıdır.
Çok yardımcı hakem duruş hatası yapmaktadır. Çizgileri iyi takip edemedikleri zaman kendi baktıkları açının doğru olduğunu zannederler. İşte bu yüzden çok hataya düşmektedirler.
 Bu defans oyuncusunun ilerisinde kalırsanız, açıdan dolayı hücum oyuncuları size ofsayttaymış gibi gözükmez. Eğer bahsi geçen defans oyuncusunun arkasında kalırsanız, bu kez de hücumcuları hep ofsayttaymış gibi görürsünüz.
Bu yüzden yardımcı hakemlikte bir karar vermeden önce kondisyon ve doğru pozisyon alabilmek çok önemlidir. Bunu önlemek için aynı zamanda topu değil oyuncuyu takip etmeniz gerekmektedir.
Diğer bir konu ise yardımcı hakemlerin tribüne çok yakın olmasıdır. Çelik irade burada bir daha ortaya çıkması gerekir. Edilen sinkaflı küfürler, atılan yabancı cisimler, yanıcı parlayıcı maddelerden etkilenirseniz hata yapmanız kaçınılmaz olacaktır. Öyle küfürler işitirsiniz ki; ananıza, avradınıza, çoluğunuza, çocuğunuza.. Bu durum sizi rahatsız etmesin. Siz bilin ki vur kır parçala bu maçı kazan zihniyetiyle maça gelmiş fanatizmin doruğuna çıkmış bu insanları zavallı olarak addedin ve umurunuzda olmasın.
Burada kendi kendinize şunları söyleyin; Ben adaleti temsil eden bir birimin parçasıyım. Ben bu işi iyi yapıyorum, ben işime odaklandım diyerek kendi güvenini kendisine söylemesidir.


Masa Tenisi maçı izleyin

Yardımcı hakemlere sesleniyorum. Bana bir seminerde yabancı bir Fransız delegasyon masa tenisi maçlarını takip etmemi önermişti. Masa Tenisi maçları o zaman Tozkoparan salonunda yapılıyordu. İnanın boş kaldığımda ve zaman bulduğumda mutlaka masa tenisi maçı izliyordum ve tam masanın ortasında ve hakemin arka tarafında durup saatlerce maç izliyordum. Burada Gözün kirpiğinin kapanması ve konsantrasyon ön plana çıkıyor.
Sizlere önereceğim ve denemenizi istediğim diğer bir altın kural ise sizin tarafınıza atak yapılırken ayaktan çıktığında tık sesini duyduğunuzda kirpiğinizi indirin ve kaldırın. Daha sonra ceza alanında gözünüzü kapatırsanız başınıza iş alırsınız.
Bir Galatasaray- Fenerbahçe maçında tribünden atılan bir taşla başım yarılmış ve kanlar içinde kalmıştım. Panik yapmadan tedavimi yaptırıp maça devam ettim. O esnada çocukken oyun oynuyorduk ve atılan bir taşla başım yarılmıştı ve o günde oyuna devam ettiğim aklıma geldi. Oyuna kendimi adadım ve maçı tamamlamıştım. Şartlar zor da olsa konsantrasyonunuzu kaybetmeyin.


Maçın küçüğü büyüğü olur mu?

İyi bir hakem için her maç önemlidir. Maçın küçüğü büyüğü olmaz. İster sıradan bir maç olsun isterse bir derbi maçı olsun hakemlerin her maça aynı ölçüde hazırlanması gerekir.


Maçtan önce, maç esnasında vede maç sonrasında neler yapılması gerektiğini çok iyi ezberlemeniz gerekir.
Mutlaka maçtan en az 3 saat önce yemek yemelisiniz. Ağır ve yağlı yiyeceklerden uzak durun.
İçki, sigara ve keyif veren içeceklerden uzak durun.
Hayata bakış açınız hep pozitif olsun. Sabah kalktığınızda ve sokağa çıktığınızda tanıdığınız insanlara mutlaka selam verin. İşyerinize gittiğinizde pozitif görüntünüz ile fark edilin.
Ama en önemlisi de ekibin bir parçası olduğunuzu asla unutmayın.  Bir yardımcı hakem olarak hakem ve diğer yardımcı hakemle bir takım halinde çalışabilmektir. Hakemler arasında iyi bir ekip çalışması olmazsa, aralarındaki iletişim de aynı hızla kaybolur. Bu yüzden maçta ve maçtan önce bunları uygularsanız, maç içinde dış etkenlerde olumsuz etkilenmezsiniz.
İyi bir yardımcı hakem, her hakemle maç anında en iyi şekilde çalışabilendir. "Bu benim iyi arkadaşım, onunla maç içinde daha iyi anlaşırım" gibi asla böyle bir düşünceye sahip olmayın. Önemli olan iyi bir arkadaş değil de saha da iyi anlaşan kişiler olmanız. Spor kamuoyu sahada iyi arkadaşlar değil de anlaşan iyi hakemler görmek istiyorlar.
bir düşünceye sahip olmamalıdır. Her hakemle maç içinde iyi bir şekilde çalışabilmelidir. Hakemle yardımcı hakem arasındaki iyi ilişki de maç başlamadan önce sağlanır. Maçtan önce hakem ekibi arasında sıkı bir bağ kurulmuşsa, oyun içinde de hakemin yardımcılarıyla arasındaki iletişim ve ilişki güçlü olur.
Yolculuklar da çok önemli. Yorgun ve uykusuz maçlara çıkmak mutlaka performansın düşmesine neden olacaktır.
Aslında yazacak daha çok şey var ama Türk insanı uzun yazıları fazla okumadığı için burada kesiyorum.
Değerli hakem kardeşlerim tecrübelerimden kesitler aktardım umarım sizlere katkı sunar.


Tüm hakem kardeşlerime üstün başarılar diliyorum.
Ercan Durna
Hakemin Sesi
 
 
 
    

Etiketler:

REKLAMLAR Memoil
REKLAMLAR Akkoç
Hakemspor
asospor
FACEBOOK SAYFAMIZ