Milli Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Kurumu’nda çok sayıda Rehber öğretmen/psikolojik danışman olarak çocuklara gönüllü olarak destek sağlıyor.
Bu kişilerden biri de Mersin bölgesi bölgesel gözlemci Can İçinözbebek.
Mersin İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün görevlisi olarak Hatay’da depremzede çocuklarla birlikte oluyor ve psikolojik danışmanlık yapıyor.
Depreminin hemen ardından çocukların yaşadıkları korkuyu yenmeleri için Millî Eğitim Bakanlığı PDR uzmanları ve Rehber Öğretmenleri
Depremden zarar gören illere gönderdiği belirtildi.
Bölgede başlatılan destek çalışmaları aralıksız bir şekilde devam ediyor. Depremin etkilendiği illerde PDR uzmanları, Rehber Öğretmen ve oyun terapistleri çocukların yaşadıkları travmayı sağlıklı olarak atlatabilmeleri için yoğun çaba gösteriyor.
Uzmanlar, Öğretmenler ve eğitimcilerin yanı sıra ailelerin de evde çocuklarına doğru adımlarla yardımcı olabilmeleri için desteğe ihtiyaçları olduğunu vurguluyorlar.
Psikolojik travma tepkilerinin, yaşanan depremin hemen ardından ortaya çıkabileceği gibi gecikmeli olarak sonraki zamanlarda da kendini gösterebileceğinin belirtiliyor.
Çeşitli illerden gelen öğretmenler, 5 yaş ve altındaki çocuklar, 6-11 yaş arasındaki çocuklar, 12-17 yaş grubu çocuklarda görülebilecek ortak psikolojik travma tepkileri ele alıyorlar.
Ayrıca, yaşanan tepkiler karşısında izlenmesi gereken yol ve yöntemler yer alıyor.
Dinleyin, Güven Verin, Oyun Oynayın
Tüm yaş grupları için ortak yol haritasında şu öneriler yer alıyor: Ailelere çocukların ve dolaylı olarak kendilerinin, bu zorlu süreci doğal ve sağlıklı atlatabilmeleri için "çocuklarınızı dinleyin, yaşanan duyguları normalleştirin, çocukların güvende olduklarını hissettirerek rahatlatın, güvende olduklarına dair çocuklarınıza moral verin, onları cesaretlendirmek için takdir edin, oyun oynayın, günlük rutinlerini koruyun, doğru bilgi edinin" gibi öneriler sıralanıyor. En önemlisi de ebeveynlerin de yaşadıklarıyla baş etmeleri için kendilerine zaman ayırmaları ve sağlıklarına dikkat etmeleri gerekliliğinin altı çiziliyor.
Çocuğun deprem sonrasında aşırı tepkilerinin neler olabileceği belirtilerek, böyle durumlarda okul rehberlik servisi ya da ruh sağlığı uzmanlarına başvurmaları öneriliyor.
Deprem ve Psikolojik Travma Öğretmenler İçin Yardım Kılavuzu
Öğretmenler için hazırlanan kılavuzda ise, deprem gibi zorlu bir olayın ardından insanların kendilerini yeniden güvende hissetmek ve depremin olumsuz etkilerini azaltmak için yeterli çaba göstermesi gerektiği bilgisi yer alıyor. Kılavuzda, deprem sonrasında kişinin kendisine ve yakınlarına yardımcı olmak için çeşitli öneriler sunuluyor.
Kılavuzda, travmatik bir olaya verilen ortak tepkiler sıralandıktan sonra, deprem sonrasında toparlanmaya yardımcı olabilecek bazı öneriler şu şekilde sunuluyor: Sağlınızı Önemseyin, Kendinize Zaman Verin, Günlük Yaşantınıza Devam Etmeye Çalışın, Aileniz ve Arkadaşlarınızla Zaman Geçirin, Duygu ve Düşüncelerinizi Paylaşın, Yaşadıklarınızı Yazmayı Deneyin, Ani Kararlar Almayın, Medyayı Sağlıklı Kullanın, Uzmana Başvurun.
DEPREMDEN EN FAZLA ÇOCUKLAR ETKİLENİYOR
Milli eğitim hayat Boyu eğitim Kurumu adına Hatay’da tamamen GÖNÜLLÜLÜK ESASINA göre görev yapan Can İçinözbebek bizlere şunları söylüyor;
Depremden en fazla etkilenen grupların başında ne yazık ki çocuklarımız gelmektedir. Küçük çocuklar afetleri anlayabilir ve afetlerden hem duygusal olarak hem de psikolojik olarak etkilenebilirler.
Farklı ülkelerde yaşanan depremler ve diğer doğal afetler sonrasında okul öncesi dönem çocuklarında, enürezis, davranış bozukluğu, uyku bozukluğu, travma sonrası stres bozukluğu davranış problemleri, dil ve erken okuryazarlık beceri düzeylerinde düşüşler bilimsel olarak gözlenmiş olup. Bununla birlikte çocuklar uygun müdahale yaklaşımları ve spor eğitim programlarıyla desteklendiklerinde afetlerden daha az etkileniyorlar.
Bu nedenle Deprem ve diğer doğal afetlere karşı afet öncesi mücadele, bilimsel ve ekonomik açıdan en avantajlı yöntem olmakla birlikte afet sonrası olası can ve mal kayıplarını önlemek içinde en akılcı çözümdür.
İnsanları bilişsel ve duygusal olarak deprem gerçeğine hazırlamak ve afetlerle başa çıkmak için gerekli yaşam becerilerini kazandırmak afet eğitiminde temel önceliktir. Afetlerin oluş nedenleri ve afetlerle nasıl mücadele edileceği konusunda çocuklara nitelikli bir eğitim verilmesi halinde afetlerin olumsuz etkilerinin önemli ölçüde azaltılabileceğini ve afet eğitimi ile çocukların afet farkındalığını artırılabileceğini belirtiyor.
Okullarda verilecek eğitimle çocuklarda “afetlere hazırlık kültürü” oluşturulabileceğin düşündüğümüz için deprem bölgesine gönüllü eğitimciler olarak görev almaktayız.
