Hakemlerin dernek seçimleri oldum olası demokratik olmuyor. Kaybeden kazananın elini kaldırıp birlikte hareket etmiyor. Hemen hemen ülkemizin çok ilinde böyle.
İnsanlar ötekileştiriliyor. Dernek başkanları kurullara yakın markaj uygulayıp kendine oy vermeyenlere maç aldırmak istemiyorlar iddiası hep dillerde.
Edindiğimiz bilgilere göre, Ankara’da da böyle bir durum olduğu yönünde.
Ali Uluyol’a oy vermeyen ve karşı tarafa oy atan bölgesel gözlemcilerden Mustafa Dursun, Hilmi Alper Şenkal, Kenan Özgen ve Mehmet Sütçüler’in en az maç alanlar listesinde olması tamamen tesadüf mü?
Bu insanlar maç raporu yazmasını mı bilmiyorlar?
Ali Uluyol’a oy verenler 10 maç alırken, vermeyenlerin 5-6-7 maç alması gözlerden mi kaçtı?
Herkesin gözünden kaçar ama Hakemin Sesi’nden kaçmaz.
Dilaver Yar’ı severiz. Çalışkandır, kendisini camiaya verenlerden biridir. Kalan sürede bu durumu düzelteceği yönünde güvenimiz tamdır. İnşallah bizi yanıltmaz.
Böyle atamalar sadece Ankara’ya mahsus değil. Biz onu örnek il olarak yazdık.
BHK MÜDAHİL Mİ OLUYOR?
Bizlere gelen duyumlara göre, bazı BHK’ların gözlemcileri arayıp raporlarda düzeltme yapması istendiği iddiaları var.
Biz buna inanmak bile istemiyoruz. Sahalarda adalet dağıtan birimin yöneticileri böyle bir şey yaparsa, hakemlerden sahalarda adalet beklemesin.
Bazı insanlar yazdığımız haberlere tepki gösteriyorlar ve bu MHK’nın KLASMAN yapamayacağını nereden biliyorsun diyen gözlemcileri duyuyoruz.
Biz falcı değiliz, papatya falı da açmıyoruz. Talimatlarda klasmanların ne zaman açıklanacağı belli.
Haziran’da TFF’nin genel kurulu var. Bu kurulun ömrü haziran ayına kadar. Gelen bu kurulla çalışmak isterse o ayrı. Ancak klasmanlar temmuz ayında açıklanacağına göre demek ki klasmanları hazırlarlar ancak yeni MHK açıklar. Listelerde de şimdiye kadar hep oynamalar olmuştur. Veya ara klasman yaparak kendi listelerini de açıklamaları sözkonusu. Talimattan bi haber olan arkadaşlar şimdi anladınız mı?