19 Mart 2017 günü genel merkez Holiday Inn Istanbul Airport otelde toplandı.
Hakemin Sesi şimdiye kadar genel merkezin yaptığı toplantıların çoğuna katıldı. Bu toplantı çok gergin geçeceğini bildiğimiz için özellikle katılmadık.
Toplantı önceden tahmin ettiğimiz gibi yenilen yemekten sonra gergin olarak saat 21.00 de başladı. Gece 02.30 bitti. Gündem maddeleri görüşüldü. Görüşme ama ne görüşme..!
Bu gerginliğin sebebi neydi?
Edindiğimiz bilgilere göre; Başkanvekili Yunus Yıldırım 4 yöneticiyi( Zafer Demir-Ömer Akyürek-Ömer Faruk Ocak ve M.Mecit Keskin’i telefon ile arayarak 15 Temmuz süreci çerçevesinde TFF'den ilişiklerinin kesildiğini ve ikinci bir emre kadar da görev alamayacakları nedeniyle genel merkez yönetiminden istifa etmelerini istemesiydi.
Bu dört yöneticisi ise suçsuz olduklarını söyleyerek Yunuzs Yıldırım’a şiddetle karşı çıktılar.
İşte böyle bir ortamda toplantı başladı.
MHK’dan Ültimatom..!
Toplantıya yöneticilerden Mete Kalkavan ve Barış Şimşek’in gelmediği görüldü. Nedeni ise 15 Temmuz süreci çerçevesinde TFF'den ilişikleri kesilen 4 kişinin olduğu bir ortama MHK’dan kesin olarak katılmayın talimatı..
Toplantıda Genel Başkan Dr. Abdurrahman Arıcı ortam karışık bu 4 arkadaşımız istifa edecek bu böyle yürümüyor camiamız zarar görecek dedi. Zafer Demir istifayı kabul etti ve ben her zaman ben bu camianın emrinde oldum istifa etmem camiaya fayda sağlayacaksa ben istifa ediyorum dedi.
Diğer 3 kişi Ömer Akyürek- Ömer Faruk Ocak ve M.Mecit Keskin ise suçsuz olduklarını ve istifayı düşünmediklerini söylediler. Yunus Yıldırım, Aytekin Durmaz ve Süleyman Güneş ise bu arkadaşlar devam ederse bir sonraki toplantıya katılmayacaklarını, gelirlerse istifa edeceklerini söylediler.
Diğer yöneticilerde suya sabuna dokunmadan yönetici olduğunu hissettirmeye çalıştılar.
MHK’yı ateşe kim attı?
Bazı yöneticiler diyorlar ki; Mecit Keskin kaş yapayım derken göz çıkardı..!
Genel merkezin TFF’yi ziyarete gittiğinde Kocaeli şube başkanı olan Mecit Keskin Yusuf Namoğlu’na hediyeler vererek şirin görünme çabaları içine girdi. Bunu da sosyal medyada paylaşınca ortalık toz duman oldu.

Çok sayıda gazete ve haber siteleri bu olayı manşetlere taşıyınca TFF küplere bindi. MHK Başkanı Namoğlu’na çeşitli yerlerden istifa et diye telkinlerde bulunuldu. Namoğlu,’da Arıcı’ya ben bu arkadaşı tanımıyorum neden yanıma getirdiniz diye söylemleri olduğu bilgilerine ulaştık.Hatta bir ara fatura Kocaelili Bedri Dölkeleş’e kesilecekti. Ancak dernek yöneticilerinin getirdiği anlaşılınca oklar üzerinden uzaklaştı. İşte bu yüzden MHK derneğe ültimatom vermeye başladı. Mecit Keskin’in tribüne oynama ve popülist davranışları derneği sallamaya başladı..! Bazı kişilerde Başkan Arıcı’nın yönetim kurulu üyesi Mecit Keskin’in durumunu en iyi bilenlerden biri olduğunu ve oraya neden götürüldüğünü sorguluyorlar.
Toplantıda konuşulan ve tartışılan konu ise haberlerin dışarıya nasıl sızdığıydı. Burada Mecit Keskin kendi yaptığı paylaşımları unutarak diğer yöneticilere suçlamalarda bulundu. Hâlbuki Watsapp grubu bu yönetiminden oluşumundan beri olduğu gerçeği var.
Hakemin Sesi “bağcı dövmez”
Biz Hakemin Sesi’yiz. Hakem camiasında olup bitenleri en hızlı şekilde biz öğreniriz. Bugüne kadar camimızın selameti açısından hiçbir olumsuz yönleri manşetlere taşımadık. Eğer biz bildiklerimizi yazsak camia 5 dakikada birbirine girer. Bizim amacımız bağcı dövmek değil üzüm yemek. Hakemin Sesi’ne her kesimden güven var. Asla isimler ön plana çıkmaz. Kimseyi de deşifre etmeyiz. Bizim telefonumuzu herkes açar. Asla açmamazlık yapmazlar. Eğer toplantı halinde iseler müsait olduklarında ilk aranan biz oluruz. Bu camianın gerçek sesiyiz.
Süreç bundan sonra nasıl işleyecek?
Bu saatten sonra genel merkez yönetiminde ortalık durulmaz. Bütün iller kaynamaya başladı. Başta Genel Başkan Arıcı olmak üzere herkes hızlı düşünmek zorunda.. Sesimizi çıkarmayalım nasıl olsa unutulur mantığı ile hareket edilirse camia büyük zarar görür. İşte o zaman Genel merkez yönetimine hiç ama hiç güven kalmaz.
Evet beyler.. Hızlı düşünün ve gereğini yerine getirin. Camia sizlerden kavga eden, kendini düşünen birilerini değil de camiayı düşünen ve onların haklarını savunan bir yönetim anlayışı bekliyor..
