TFFHGD Genel merkezi şube başkanlarına bir çağrı yaptı ve Ankara’da bazı şube başkanlarıyla toplandılar.
Toplantıyla ilgili düşüncelerimizi yazımızın alt bölümünde açıklayacağız.
Önce Genel merkezin paylaşımlarını noktasına virgülüne dokunmadan aktaralım..
TFFHGD Ahmet İlhan Aydın Şube Başkanları Birlik ve İstişare Toplantısı Gerçekleştirildi.
18 Aralık Perşembe günü, Gençlik ve Spor Bakanlığı Eğitim Tesisleri’nin ev sahipliğinde TFFHGD Ahmet İlhan Aydın Şube Başkanları Birlik ve İstişare Toplantısı gerçekleştirildi.
Toplantı programı kapsamında ilk olarak, Genel Merkez Yönetim Kurulumuz ve çok sayıda Şube Başkanımızın katılımıyla Anıtkabir ziyareti yapılmış, ardından şube başkanlarımızla birlikte düzenlenen akşam yemeğinin sonrasında istişare toplantısına geçilmiştir.
Merhum Kütahya Şube Başkanımız Ahmet İlhan Aydın’ın anısına düzenlenen ve adını taşıyan toplantıda, ailesine takdim edilmek üzere hazırlanan plaket, Kütahya Şube Başkanımız Ahmet Aytaç Özçelik’e teslim edilmiştir.
Toplantı süresince yapılan konuşmalarda karşılıklı fikir alışverişi sağlanmış; Şube başkanlarımızın dile getirdiği soru, sorun ve taleplere, TFFHGD Genel Başkanı Kahraman Minnet ile Hukuktan Sorumlu Başkan Yardımcısı Av. Özhan Kurt tarafından hukuki ve idari boyutlarıyla kapsamlı açıklamalar yapılmıştır.
Toplantının ana gündem maddeleri arasında; kamuoyunda da yakından takip edilen bahis olayları ile alakalı görüşler, hakemlere ve gözlemcilere yönelik şiddet olayları ile birlikte hakem ücretleri konusu yer almıştır. Özellikle bölgesel hakemler ve gözlemcilerin ücretlerine ilişkin yaşanan sorunlar, sahada görev yapan hakem ve gözlemcilerin motivasyonu açısından önemle vurgulanmış; bu konudaki beklenti ve talepler şube başkanlarımız tarafından açık bir şekilde dile getirilmiştir. Toplantı boyunca tüm katılımcıların söz hakkı bulduğu, ortak aklın esas alındığı ve karşılıklı saygının hâkim olduğu verimli bir istişare ortamı oluşturulmuştur.
Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Sayın İbrahim Ethem Hacıosmanoğlu ile TFF Amatörlerden Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Sayın Ural Aküzüm’ün selamlarını şube başkanlarımıza ileterek konuşmasına başlayan Genel Başkan Kahraman Minnet, hakem camiasında birlik ve beraberliğin hayati önem taşıdığını vurgulayarak, “Ben değil, biz olmalıyız” ifadelerini kullanmış; her koşulda hakemlerin ve gözlemcilerin yanında olduklarını belirtmiştir.
Ayrıca Türkiye Futbol Federasyonu’nun üst kimlik ve bir “baba ocağı” olduğunu ifade eden Minnet, dernek olarak hakem camiasının hak ve menfaatlerinin korunması noktasında federasyonumuzla koordinasyon içinde, yapıcı ve çözüm odaklı bir yaklaşımı sürdüreceklerini dile getirmiştir.
Türkiye’nin dört bir yanından geniş katılımla gerçekleştirilen toplantı, şube başkanlarımıza teşekkür edilerek sona ermiştir. Toplantının gerçekleştirilmesine imkân sağlayan Gençlik ve Spor Bakanlığı’na, ev sahiplikleri ve katkıları dolayısıyla TFFHGD olarak teşekkürlerimizi sunarız.
Programın sonunda, günün anısına merhum Başkan Ahmet İlhan Aydın’ın fotoğrafının yer aldığı kupalar şube başkanlarımıza takdim edilmiştir.
SAHİPSİZ KALAN HAKEMLER
Türk futbolunda son yılların en sarsıcı başlıklarından biri, bahis gerekçesiyle hakemlikleri sona erdirilen hakemler, gözlemciler ve futbolcular oldu. Bu süreçte disiplin kararları, etik tartışmalar ve futbolun temizliği sıkça gündeme geldi. Ancak gözden kaçan bir başka soru hâlâ cevap bekliyor:
Kulüpler futbolcularına anında sahip çıkarken ne hikmetse TFFHGD, neden kendi camiasının insanlarına sahip çıkmadı?
Türkiye Faal Futbol Hakemleri ve Gözlemcileri Derneği’nin varlık sebebi, adından da anlaşılacağı üzere, hakemlerin ve gözlemcilerin haklarını korumak, onları yalnız bırakmamaktır.
Elbette hiçbir kurum, etik dışı davranışları savunmak zorunda değildir.
Bahis gibi futbolun güvenilirliğini zedeleyen bir konuda “her şey görmezden gelinsin” demek de mümkün değildir.
Ancak savunma hakkı, hukuki destek ve insani yaklaşım başka bir şeydir.
Bahis iddialarıyla meslekleri sona eren birçok hakem ve gözlemci, yalnızca bir disiplin kararıyla değil, aynı zamanda kamuoyu önünde de mahkûm edildi.
Bu süreçte dernekten güçlü bir açıklama, üyelerinin yanında durduğunu gösteren bir refleks gelmedi. Ne “yargı sürecini takip ediyoruz” dendi, ne de “adil yargılanma herkesin hakkıdır” vurgusu yapıldı. Sessizlik tercih edildi.
Bu sessizlik, doğal olarak şu soruyu doğurdu:
Dernek, zor zamanlarda üyelerinin yanında olmayacaksa ne zaman olacak?
Bazı yöneticiler, “kurumsal zarar görmemek” gerekçesiyle mesafe koymayı tercih etmiş olabilir. Ancak unutulmamalıdır ki kurumları güçlü kılan şey, yalnızca başarı hikâyelerinde değil, kriz anlarında sergiledikleri duruştur. Bugün dışlanan bir hakem, yarın görev başındaki bir başka hakemin de güvencesiz hissetmesine yol açar.
Kimse hatayı aklamayı istemiyor. Ama hata yapanla tamamen bağları koparmak, onu savunmasız bırakmak ve yok saymak, ne mesleki dayanışmaya ne de dernek kültürüne yakışıyor. En azından “süreci takip ediyoruz”, “hukuki haklar korunmalı” gibi bir duruş sergilenebilirdi.
Türk hakemliği zaten ağır baskılar altında. Bir de kendi temsil kurumlarının sessizliği eklenirse, ortaya çıkan tablo daha da düşündürücü oluyor.
Belki de artık şu soruyu yüksek sesle sormanın zamanı gelmiştir:
TFFHGD, yalnızca başarılı ve görevdeki hakemlerin mi derneğidir, yoksa zor durumda kalanların da mı?
Cevap, Türk hakemliğinin geleceği açısından sandığımızdan çok daha önemlidir.
Genel merkezin sayfasına bakıyoruz sadece genel başkanın fotoğrafı var. Çok kişi geldi diye yazıyorsunuz, onların fotoğraflarını çekip neden sayfanıza taşımıyorsunuz? O başkanların bir değeri yok mu?
“Olan olmuş biten bitmiş” hakemlerin ve gözlemcilerin görevlerine son verilmiş aradan günler geçmiş toplantı düzenliyorsunuz. Bu neyin toplantısı?
Aynı maddeden disipline sevk edileceksiniz futbolcu 45 gün alacak diğerinin hakemliği sonlandırılacak.
Çıkın o günlerde, MHK talimatı ile futbolcu talimatı eşit hale getirilsin diye neden açıklama yapmazsınız?
O günlerde bazı yöneticilere daha ne bekliyorsunuz, genel merkez açıklama yapmayacak mı diye sorduğumuz da başkan zamanı var diyor dediler.
Şimdi tam zamanı. Neyin zamanı olduğunu yaptıkları basın açıklamasına bakın anlayacaksınız.