Bugünlerde hakemlerimizi kimi alkışlıyor, kimileri ise tepki gösteriyor.
Spor kamuoyunun hakemlerle ilgili gündemi ise hakemlik ikiye bölünüyor mu?
Bölünmenin gündemini yaratanlar kimler?
Hakem eskileri ve takımı mağlup olmuş yöneticiler..
Futbol ailesindeki rakamlar uçuk. Hakem camiasındaki en tepedekiler de futbolcular kadar almasalar da iyi paralar kazandıkları aşikar.
Türkiye’deki hakemlik çok tehlikeli bir şekilde uçuruma savruluyor; Bölünmek, parçalanmak isteniyor.
Tüm bunların altında yatan gerçek ise değiştirilemeyecek bir “Talimat Anayasası” yapılmaması.
Her MHK bunu yap-boz yaparak kafalarına göre bir talimat çıkarmaları. Daha önce dernek şubelerinden ve genel
merkezden talimat çalışmaları yapmaları istendi ancak yine kendi kafalarına göre talimat çıkardılar.
Hatta bir MHK üyesi benden Talimat ile ilgili bir çalışma yapmamı istedi. Ben de kendilerine vermedim. Nedenine
gelince nasıl olsa benim dediğim dedik çaldığım düdük diyeceklerdi. Neticede yine benim dediğim çıktı.
Hakemlikte de renkler tek bir renge dönüştürülmek isteniyor.
Biliyoruz... Görüyoruz ki... Adalet bağından koparan da işte bu tepedeki dayatmadır.
Dayatmayla bir yere varılmaz beyler..
Hakemin Sesi’nin bir sloganı var. Bir kez daha yazıyoruz bin defa daha yazarız.
“Hakemin adamı olmaz. Hakem de kimsenin adamı olmamalı..
O hakemlere adam diye ellerine bayrak ve düdükleri veriyorlar. Yok, ben şunun adamıyım, bunun adamıyım diyorsa
zaten o kişi “ADAM DEĞİLDİR”
Adam olmak; bir gruba dahil olmak değil, bir duruşa sahip olmaktır.
Ülkenin dört bir yanındaki hakem düşmanları, ruh hastaları, bu camiadaki adaletsizliği görmüyor mu sanıyorsunuz?
Görüyorlar hem de bal gibi de biliyorlar..!
Kim tarafından biliniyor? Eski hakem yorumcuları tarafından..
Bazıları işi ileri götürüp reyting uğruna herkesten önce saldırıyorlar. Masa başında sallamak kolay beyler ..
Sizlere bu koltuklar verilmek istendiğinde neden köşe bucak kaçıyorsunuz.
Hadi gelin koyun ellerinizi taşın altına..
Şuna net inanıyorum sizler bir yazılı sınavdan geçin 50 puanın altında kalırsınız.
MHK’da günü kurtarma çabası içerisinde. Hakemlerimiz neden bu kadar hata yapıyorlar?
Bunun altında yatan gerçekler neler?
İşte sizler bunu araştırıp üzerine gidip hakem camiasının mutsuzluğunu çözmeniz gerekir.
Sakın eskiye dönmeyin. Vay efendim ben belediye başkanıydım, Milletvekiliydim, FİFA hakemiydim.. O günler çok
ama çok geride kaldı.
Şimdilerde yöneticisiniz ve iyi şekilde yönetmek üzere oraya atandınız.
Camiada huzuru bulmak, adaleti sağlamak, senin adamın, benim adamım kavramını yıkmak zorundasınız yoksa
gemi batıyor. Unutmayın bu batan geminin içinde sizlerde varsınız.
Camiada ortaklaşa gülmeyi ve ağlamayı kaybettik artık.
Bazıları hakemleri bölmek için ellerinden geleni yapıyorlar.
Ne acı ki... Bunca yanılgınıza rağmen hâlâ bazı konularda haklı olduğunuzda inat ediyorsunuz!
Madendeki kanarya susunca...
Kanaryanın görevi ölmekmiş...
Hassas vücudu madendeki zehirli gaz birikiminin bir belirtisi olarak devrilince, madenciler tehlikeyi anlayıp kaçacak
zamanı bulurmuş... Kanarya susarak, canını vererek tehlikeyi önceden haykırmış olurmuş...
Bazı değerlerimiz toplum için madendeki kanarya gibi yaşar ve üretir.
Sesleri duyulmaz olursa arkadan felaket geliyor demektir...
Şunu kimse unutmasın. "Bu camiayı bölmeye kimsenin gücü yetmez". Leyleğin ömrü laklakla geçer.
Bizler bu camianın bölünmesine, parçalanmasına asla müsaade etmeyiz.
Yazdıklarımızın sonuna kadar arkasındayız.
Siz bu gücü nereden alıyorsunuz diyorsanız işte cevabımız: Hakem camiasından alıyoruz.
Bu konuda tartışmak isteyenlerle her platformda hazırız. Camiayı en yakından takip eden birisiyiz.
Bizim niyetimiz üzüm yemek bağcı dövmek değil
Hakemin Sesi .. Türk Hakemlerinin Gerçek Sesi..