Gothia Cup, dünyanın en büyük ve en genç uluslararası futbol turnuvası. Her yıl, 80 ülkeden yaklaşık 1700 ekip katılıyor ve 110 alan üzerinde 4500 oyun oynuyorlar.
Turnuvayı benzersiz kılan ekipler ve dünya çapındaki katılımcılar. Din, ten rengi veya uyruğundan bağımsız olarak, ortak paydalı futbol ile birlikte, dünya gençleri için buluşma yeri olarak biliniyor.
Şimdiye kadar buraya İstanbul- Edirne- Tekirdağ-Manisa ve Bursa oldu.
Türkiye’den gelen kafile İsveç’te turnuvada maç yönetiyorlar.
Bu turnuvanın artıları şöyle:
Yurt dışı ortamına alışması,
Uluslararası tecrübe kazanması,
Kısa sürede olsa yabancı dil sorununun ne kadar önemli olduğunu yaşamaları,
Festival havasında olduğu için müsabakalara ne denli önem verildiğinin gerçek kesiti..
Yöneticiler güzel bir ortamda konaklaması.
Eksileri:
Hakemler maç başı 2 Euro para alıyorlar. En fazla kazanan ise tahmini 120 Euro. Turnuvada hakemlerin yemekleri karşılanıyor. Hakemler kazandıklarından fazlasını ceplerinden harcıyorlar.
Buraya kadar her şey güzel.
Gelelim konumuza.. Hakemler çok kötü şartlarda konaklıyorlar. Görüntüler adeta bir mülteci kampını andırıyor.
Ya bir spor salonu yada bir üniversitenin spor alanında yatıyorlar.
Şimdi yöneticilere sesleniyoruz; "bu görüntü sizin içinizi acıtmıyor mu?
Sizler güzel odalarda konaklarken "hakemlerin üst üste yatmasını doğru buluyor musunuz?
Bu turnuvaya giden illere soruyoruz: Sizler Merkez Hakem Komitesi’nden izin alıyor musunuz?
Evet, gidilsin. Sadece Kudret Kızılkaya’nın yaptığı bir organizasyon olmasın.
İsveç Futbol Federasyonu TFF’ye başvursun sadece bu iller değil, MHK’nın göndereceği iller de olsun. Muş olsun, Bitlis olsun, Kırşehir olsun, Tokat olsun, Sivas olsun, Nevşehir olsun vs.
Karşılıklı bir sözleşme yapılsın ve Dünyada Türk hakemliğinin önem kazandığı bir ortamda hakemlerimizin konakladıkları yerler adam gibi bir yer olsun. Öyle spor salonları değil.
Yetkililere duyurulur..!