31 Ağustos 2022 Tarihinde bir haber yapmış ve MHK, il hakem kurullarını atama yönteminde değişikliğe gideceğini yazmıştık.
Haber içeriği şöyleydi;
"TFF' nin aldığı tavsiye kararına göre, İHK başkanı olmak isteyen kişiler, açıklanacak kriterlere uygun iseler önce TFF bölge müdürlüklerine başvuracaklar.
Talep edilen evraklarla başvuru yapan İHK başkan aday adayları daha sonra MHK tarafından Yazılı sınava, sözlüye ve mülakata alınacaklar.
Mülakat sonuçları TFF yönetim kuruluna sunulacak ve başarılı bulunanlar IHK Başkanı olarak atanacak.
Bu girişim belki de İl Hakem Kurullarının profesyonelleşmesi yolunu da açabilir.
Bununla beraber herkesin bildiği gibi İHK Başkanı olmak yada kurullara girmek isteyenler araya siyasileri, belediye başkanlarını yada hatırlı kişileri araya sokarak görev alma isteği de bundan böyle rafa kalkacağa benziyor.
Yakın bir zamanda BHK ve İHK’ların profesyonelliğe adım atacağını şimdiden görür gibi oluyoruz.
Hadi hayırlısı.."
MHK DEVRE ARASINA BIRAKTI
MHK, il hakem kurulu başkanı olacak kişilerde aranacak kriterleri Eylül ayı sonuna kadar bitirmek istiyordu. Programların sıkışık olması nedeniyle bu çalışma tamamlanamadı. Onların önlerinde kasım ayında yapılacak klasmanlar var. Bunun daha öncelikli olduğuna karar verdiler ve İHK Başkanı sınavlarını devre arasına bıraktılar.
Bu arada sıkıntılı olan illerin değişikliğine de gidilebileceği de tahmin ediyoruz.
BAZI İLLERE DEĞİŞİM ŞART!
İllerde en çok sıkıntı klasman dönemlerinde yaşanıyor. Bazı iller hak edeni değil de kendilerine biat eden ve yakın buldukları kişilerin isimlerini listeye yazıyorlar.
MHK’nın buna fırsat vermeden sıkıntılı olan illerin değiştirilmesinde fayda var. Bu konu da kurul üyeleri akli selim düşünmeliler. Yöneticilik mantık işidir. Duygusallığa asla yer yoktur. Çok geç olmadan gereği yapılmalıdır.
Daha önceki kurullarda böyle haberler yapmıştık. Bazı kurul üyeleri Hakemin Sesi yazdı diye ben görevden mi alacağım dediler.
Beyler, bizler Hakemlerin sesiyiz. Onların hak ve hukukunu, sessiz çığlıklarını, mağduriyetlerini dile getiriyoruz. Karar merci biz değil MHK’dır. Bizim görevimiz dile getirmek ve seslerini duyurmaktır.
Zamanında bizlerin yazdıklarını hayata geçirmeyen MHK üyeleri şimdilerde torunlarına La Fontaine Masallarını anlatıyorlar.
Yöneticiler egolarını bir tarafa bırakarak görevlerinin Türk hakemliğine hizmet olduğunu, ahbap- çavuş ilişkisi içinde olmadan hak edeni bir yerlere getirmek olduğunu kendilerine bir kez daha hatırlatıyoruz.