ZİYARETÇİ SAYISI
IP Adresiniz: 216.73.216.98
Online Ziyaretçi: 42
Bugün Toplam: 9255
Dün Toplam: 25878
Genel Toplam: 36349102
HABER ARAMA
 
 
ÖNEMLİ LİNKLER
HAVA TAHMİNİ

Şehir Seçiniz

İSTANBUL HACI BEKTAŞ'TA KAMPA GİRDİ

Tarih:

08 Haziran 2017 Perşembe 12:58

Okunma:

2849

Yorum:

0     Yorum Yaz

İSTANBUL HACI BEKTAŞ'TA KAMPA GİRDİ

İSTANBUL HACI BEKTAŞ'TA KAMPA GİRDİ
TFFHGD İstanbul ve İHK tarafından organize edilen, bölgesele aday hakem ve gözlemcileri kampı Kapadokya Kartal Otel’de devam ediyor.
Bu organizasyon kimler tarafından organize edildi. Teklif İHK Başkanı Aydın Kankaş’tan geldi. Dernek buna onay verince İstanbul bölgesi gözlemcilerinden eski Kartal Balkanlar Derneği Başkanı Fikret Poyrazoğlu, Kartal Belediyesi ile arasının iyi olması nedeniyle teklifi Kartal Belediye Başkanı Altınok Öz’e götürüyor. Başkan tamam diyor..
Peki, neye tamam diyor? 110 hakem ve gözlemci ve ayrıca İHK ve dernek yöneticilerinin otel konaklaması ve 3 otobüs ile gidip gelinmesi tahmini 70 bin lira civarında masrafın karşılanmasına tamam diyor.
Hacı Bektaş kafilesi ilk gün Hacı Bektaş-ı Veli hazretlerini ziyaret ettiler. Kapadokya ziyareti ve otele dönüş.  Daha sonra eğitim proğramı başladı.Burada verilen eğitim FİFA hakemlerine verilen eğitimi andırdı. Programa Nevşehirli hakem ve gözlemciler de iştirak ettiler.
Bu arada Nevşehir İHK Başkanı Nazmi Orhan’da kampı ziyaret etti.
Hacı Bektaş programı 3 gün sürecek. Kafile geri dönüşte ise Anıt Kabir’i ziyaret edecek.
Hacı Bektaş-ı Veli KİMDİR? (1281 - 1338)
Gerçek ismi, Seyyid Muhammed bin İbrahim Ata olan, Hacı Bektaş-ı Veli Horasan'ın Nişabûr şehrinde 1281 senesinde doğdu.
İlk eğitimini Şeyh Lokman-ı Perende’den aldı. Lokman-ı Perende, Ahmed-i Yesevi’nin halifelerinden olup, zahir ve batın ilimlerinde derin bilgilere sahipti. Bektaş Veli Lokman-ı Perende’nin gözdesiydi. Ve rivayetlere göre kendinde olağanüstü haller gerçekleşiyordu.
Hacı Bektaş-ı Veli, eğitimini tamamladıktan sonra Anadolu'ya geldi. Halka doğru yolu göstermeye başlayan ve kıymetli talebeler yetiştiren Hacı Bektaş-ı Veli, kısa zamanda tanınarak büyük rağbet gördü. Bu sırada Anadolu'da dini, iktisadi, askeri ve sosyal teşekkül olan ve kendisinin de bağlı olduğu "Ahilik Teşkilatı" ile büyük hizmetler yapan Hacı Bektaş-ı Veli ve talebeleri, Osmanlı sultanları tarafından da sevildi ve hürmet gördü.
Bu sıralarda kuruluş devrinde olan Osmanlı Devleti'nin sağlam temeller üzerine oturmasında büyük hizmetleri oldu. Sultan Orhan zamanında teşkil edilen “Yeniçeri Ordusu”na dua ederek, askerlerin sırtlarını sıvazladı. Böylece Hacı Bektaş-ı Veli'yi kendilerine manevi pir olarak kabul eden Yeniçeri Ordusu, manevi hayatını ve disiplinini ona bağladı. Hacı Bektaş-ı Veli, asırlarca Yeniçeriliğin piri, üstadı ve manevi hamisi olarak bilindi. Bu bağlılık ve muhabbet, Yeniçerilerin sulh zamanındaki talimleri ve harplerdeki gayret ve kahramanlıklarında çok müsbet neticeler verdi. Bütün bunlar, halk ile Yeniçeriler arasındaki yakınlığı kuvvetlendirdi.
Yeniçeriler, dervişler gibi cihad azmiyle dolu ve görülmemiş derecede kahraman ve fedakar oluşlarında, bu hadiseler müsbet tesirler gösterdi. Yeniçerilerin; "Allah, Allah! İllallah! Baş uryan, sine püryan, kılıç al kan. Bu meydanda nice başlar kesilir. Kahrımız, kılıcımız düşmana ziyan! Kulluğumuz padişaha ayan! Üçler, yediler, kırklar! Gülbang-i Muhammedi, Nûr-i Nebi, Kerem-i Ali... Pirimiz, sultanımız Hacı Bektaş-ı Veli..." diyerek savaşa başlamaları, bunun manidar bir ifadesidir.
Hacı Bektaş-ı Veli'nin Makalat adlı Arapça bir eseri vardır. 1338 senesinde vefat eden Hacı Bektaş-ı Veli'nin derslerini ve sohbetlerini takip ederek onun tarikatına bağlananlara, tasavvuftaki usûle uyularak "Bektaşi" denildi.
Makalat'ın asıl nüshaları tetkik edildiğinde, onun; İslam dinine sıkı sıkıya ve sağlam bir şekilde bağlı, İslamiyete uymayan davranışlara şiddetle karşı çıkar.
ÖĞÜT
“Tarikatın, tasavvuf yolunun ilk makamı, bir alime canı gönülden bağlanıp, tövbe etmektir.
Tövbe, canı gönülden olan pişmanlıktır ve mutlaka yapılmalıdır. Tövbe ederken gözyaşı dökmelidir.
 Tövbeyi kabul edecek Allahü Tealadır.
Tövbe ettikten sonra O'na tevekkül etmelidir.
İkinci makamı, talebe olmaktır.
Üçüncü makamı, mücahede, nefse zor gelen, nefsin istemediği şeyleri yapmaktır.
 Dördüncü makamı, hocaya hizmettir.
Beşinci makamı, korkudur.
Altıncı makamı, ümitli olmaktır.
Yedinci makamı, şevktir ve fakirliktir.
Marifetin birinci makamı edep, ikinci makamı, korkudur. Üçüncü makamı, az yemektir. Dördüncü makamı, sabır ve kanattır. Beşinci bakamı, utanmaktır. Altıncı makamı, cömertliktir. Yedinci makamı, ilimdir. Sekizinci makamı, marifettir. Dokuzuncu makamı, kendi nefsini bilmektir."

Fotoğraflar için tıklayınız..
    

Etiketler:

YORUMLAR

Bu habere henüz yorum yapılmamış

YORUM YAP

Ad Soyad:
E-Posta:
Yorum:
REKLAMLAR REKLAMLAR FACEBOOK SAYFAMIZ