Bilindiği üzere TFF’nin hakem danışmanlığını Hugh Dallas, Kulüpler birliğinin danışmanı ise David Elleray, Fitness Eğitimcisi Prof. Dr. Werner Helsen’i getirdi.
Biz bugün, son günlerde hakemlerimize adeta eziyet çektiren vede bu yetmiyormuş gibi koşularda hata üstüne hata yaparak hakemlerin mağdur olmasını sağlayan Werner Helsen’i, yazmak istiyoruz.
Bu olay, "güçsüzün güçlüyü "mükemmel" zannetme hastalığının Türkiye sürümü değil mi?
Ülkemizde türlü türlü kompleks (yabancı hayranlığı) var,
Örneğin;
- Almanlar teknikte ve makinada mükemmeldir,
- Fransızlar çok romantik ve çok hümanisttir,
- Japonlar en çalışkan millettir,
- Yahudilerden iyi tacirler yoktur,
- Spor yöneticiliği denince akla önce Avrupalılar gelir.!
Bu düşünce, üzücü ve mide bulandıran bir Türk insanı gerçeğidir. Öncelikle konuya şuradan girmek istiyoruz:
TFF’de hakemlerle ilgili bölümlere baktığımızda hepsi yabancı kökenli.
Buradan TFF Başkanı Mehmet Büyükekşi’ye seslenmek istiyoruz; Bu işleri yapacak Türkiye’de beyin gücü mü yok?
Var da yoksa siz mi göremiyorsunuz?
Oldu olacak MHK ve TFF Başkanı da yabancı olsun da “How are you ne var you” diye takılalım.
Fitness Eğitimcisi Prof. Dr. Werner Helsen,
Seminerde hakemleri acımazsızca eleştiri yaparak hakemlerin gözlerinin içine baka baka UEFA hakem konvansiyona dahil edilmiş ülkeler sıralamasında fiziksel yönden en sonuncu olduğumuzu söyledi.
Werner Helsen, hayatında sıcakta vede nemde antrenman yapmamış teste gitmemiş.
Geldi dedi ki Türk hakemleri çok kötü(!) yılın her günü günün her saati koşu koşulur dedi.
Koşularda kendisi ne yaptı?
Koşuda şemsiyenin altında şupur şupur terledi. (He valla)
Türk hakemlerini aşağılayan ve kötüleyen bu adamı enine boyuna araştırdık. Bakın karşımıza neler çıktı?
Helsen, bir taktik geliştirmiş gittiği her ülkede hakemleri kötüleyip sonra ben düzelttim deyip yöneticilerin gözüne giriyormuş.
Bir ustabaşının işçileri kötüleyip patronun gözüne girmek misali..
Maşallah tezgah resmen kurulmuş.
Santimlerle insanları eliyor. 1.5 metrelik havuzu kurması lazım ve bitiş düdüğünde basanları da başarılı sayması gerekirken hem havuzu kurmuyor hem düdük duyulmadan gireceksiniz diyor.
Helsen efendi, Belçika’da en sıcak hava 25 derece. Gelmişsin El Nino sıcaklarının ağustos ayında kavurucu sıcaklarında sabah 10’ da koşacaksınız diyorsun.
Hadi bakalım UEFA Elit hakemlerini Türkiye’ye davet edin ve o sıcakta koşturun tam 75 e kurarak.
Sana bir şey söyleyeyim mi Helsen Efendi, o hakemler seni saha da vallahi kovalar.
Bu arada şu insanları küçümseyici tarzını da değiştir.
Bizim ülkemizde “Sömürge komiseri” diliyle yapılan bencil değerlendirmelere asla yer yoktur.
HATA HATADIR!
Werner Helsen’in yaptığı hata da, kanaatimiz parkurun hazırlanmasında belki istek dışı olsa da yanlışlık yapıldığı.
FIFA atletik test protokolünde açık olarak belirtildiği gibi "Her koşunun sonunda, her hakem düdük çalınmadan önce 'yürüyüş alanına' girmelidir. Yürüyüş alanı, 75m çizgisinin 1,5m öncesi ve 1,5m gerisinde bir çizgi ile işaretlenmiştir."
" At the end of each run, each referee must enter the ‘walking area’ before the whistle. The walking area is marked out with a line 1.5m before and 1.5m behind the 75m line. ( https://www.fifa.com/about-fifa/official-documents) açık olarak belirtilmiştir.
Bu durum hakemlerin öngöremeyeceği durum olması sebebiyle mağdur olmuşlardır.
Bu hata nedeniyle klasman düşen hakemlerin itiraz etmesi sonucu “TAHKİMDEN GERİ DÖNECEKTİR”
Bu arada yetkililerin yerinde olsak ilk uçakta memleketine göndeririz hem de bir daha geri dönmemek üzere..