Her dönemde MHK, hakemlerin Standard hakemliği yakalayamadığından bahseder. Aynı pozisyonu hakemlerimiz farklı farklı yorumlayarak kararlar verdiğinde, yazılı ve görsel basında eleştiri konusu olduğunda, hakemlerin standardı yakalayamadığından yakınılır.
Peki, hakemler standardı yakalayamıyor da MHK yakalıyor mu?
Sizlere aşağıda iki örnek vereceğiz. Artık kararı okuyucularımız versin..
Her MHK başkanı kendi ekibiyle çalışmak ister.. Neden peki? Arkadaşlarının yapacağı en ufak hata başkana patlarda ondan..
Başkan bilir ki; arkadaşları onu zorda bırakmaz.. Bölgelerine hiç karışmaz bölge sorumluları ne derse ve kimi derse o klasman iner yada çıkar.
Bu ülkede "gözlemciye de gözlemci lazım" diyen Namoğlu’nun kendisi.
Biz de diyoruz ki MHK Bölge sorumluları da denetlensin. Bunu kim denetleyecek? MHK Başkanı..
Namoğlu herkesi tanır mı? Mümkün değil. Nasıl olacak bu denetleme? İşte orası muamma.
Yusuf Namoğlu ilk defa MHK Başkanı olduğunda kendisini tebrik etmek için aradığımızda şu sözleri söyledik; bu ülkede hakem camiasını en iyi tanıyan biziz. Sizden herhangi bir isteğimiz ve talebimizde yok. Bazı konularda bilgi almak isterseniz istediğiniz zaman arayabilirsiniz dedik.
Namoğlu bize Ercancım ben mentörlük yaptım. Her tarafı gezdim konulara vakıfım dedi. Bizde kolay gelsin dedik ve telefonu kapattık.
Bu konuşma aslında ülkeyi pek de tanımadığının bir göstergesi idi. Süper lig hakemlerini tanıyabilirsiniz veya yukarıları zorlayan isimleri bilebilirsiniz.. Ama siz Bingöl’deki hakemi, Vanda’ki gözlemciyi, Urfa’daki Bölgesel Hakem kurulu üyesini tanır mısınız?
Tüm camiayı tanımak zorunda değilim diyebilirsiniz. Benim bölge sorumlularım var onlar tanıyorlar bu bana yeterli diyebilirsiniz. Ancak Sayın Namoğlu bölge sorumlularının neler yaptıklarını yazacağız işte o zaman sen ne yaptın kardeşim diyebilecek misiniz?
Daha önce yazdık dedik ki Şanlıurfalı BHK üyesi oğlunu yukarıya çıkartacak. Oğluna peşpeşe hakemlik verecek ve C hakemi yapacak diye yazdık Yazı önünüze geldi Sayın Namoğlu.. Ne oldu?
Biz aylar önce yazdık ve dediğimiz çıktı. FİFA hakemliği yaptınız, Dernek genel başkanlığı yaptınız, Belediye başkanlığı yaptınız, milletvekilliği yaptınız. Bu mevkilerde resen karar vermek makamın gereğidir. Şimdilerde toplantılarda resen karar veriyorsunuz ama saha da uygulama hiç de adil olmuyor. Nasıl olacak bu?
Şimdi gelelim MHK’nın standart olmadığı 2 örneğe..
Örnek: 1 Mert Güzenge, İstanbul bölgesi hakemi. Sezon içerisindeki profesyonel maçları problemli geçti ve bilinen 2 siyah beyaz hatası olmasına rağmen A klasman hakemi oldu.
Bu arkadaş İstanbul’da amatör müsabakalara çıkmak istemiyor ve çıkmıyor. Amatör müsabakalar TFF bünyesinde değil mi? MHK bu arkadaşı ödüllendiriyor aferin sen orada maçlara çıkmadın ama ben sana ödül veriyorum seni A klasmanı hakemi yapıyorum diyor.
Örnek:2 Hüsnü Çatalkaya. Mesleği öğretmen. İstanbul’dan gitti. Hakemliği iyi. Bu sene 13 müsabakada yardımcı hakemlik yaptı 7 tane müsabakada da 4. Hakem olarak görev aldı.
Van İHK Başkanı Sacit Solmaz, bu hakem Bahçesaray’da öğretmen. Van’a 220 km uzaklıkta. Ben bunu amatör müsabakalarda kullanamıyorum Zaten 21 hafta merkezde görev aldı bana faydalı olmuyor diye MHK bölge sorumlusu Serdar Tatlı’ya söylüyor ve düşürülmesini istiyor. Şunu iyi bilin o konuşma anında bizlere ulaşıyor. İHK Karar alıyor bölge sorumlusuyla görüşelim deniyor. Çocuğun notları iyi hakemliği iyi düşük not almamış.
Allah aşkına bu kadar basit mi bu işler?
Hani Kul hakkı vardı? Hani alınterinin emeğin karşılığı?
Bu öğretmen, bu Vanlı değil, bunu düşürün Vanlı birini çıkarın demek neyin nesi Sacit Solmaz?
Sayın Namoğlu, konuyu bütün ayrıntılarıyla anlattım. Hadi bakalım resen karar verebilecek misiniz? Yoksa Serdar Tatlı’nın yanlışta olsa aldığı kararları onaylayacak mısınız?