Dünyada en çok sevilen ve seyredilen spor dalı futboldur. Futbol artık dünyada bir endüstri haline gelmiştir.
Bir futbol kulübünün yönetimi, teknik kadrosu ve seyircileri tek bir amaç etrafında birleşirler:
Takımları sürekli maç kazansın ve doruğa çıksın. Bunu her takım istediğine göre burada
adaleti sağlayacak kimler? Hakemler.
Hakemler her takıma eşit mesafede ve tüm kulüplerin menfaatlerini düşünmek zorundalar.
Futbol oyun kuralları, müsabaka sırasında bir tarafın diğer tarafa kurallar dışında haksız üstünlük sağlanmasını önlemek içindir.
Bugüne baktığımızda her kulüp hakemlerden şikâyetçi olmaya başladı ve hakemlerimiz güvenirliliğini yitirdiler.
Neden böyle oldu? Buralara nasıl gelindi?
KULÜPLER SİZ MUTLU OLAMAZSINIZ!
Hakemlerimiz büyük bir baskı altında. Yıllar öncesi kurulan TFFHGD (Türkiye Faal futbol Hakemleri ve Gözlemciler Derneği) ilk seçimlerinde camianın altına dinamit kondu.
Hakem camiası o gün demokratik ortamlarda yapılması gereken seçimlerde adeta ikiye bölündüler.
O gün atılan tohumlar bugün hala yeşeriyor.
Peki, o gün yasayla kurulan dernek bugün ihtiyaçlara cevap veriyor mu? İşte orası tartışılır.
Çok hakem derneğe bile üye olmak istemiyor yada istifa etmek istiyor.
Kulüpler, baktılar ki hakemler bölünmüş ve parçalanmış bu kaotik ortamdan faydalanalım dediler.
İlk önce hakemliği bırakmış eski hakemlerle yakınlaşmalar başladı. Veya eski hakemler MHK’ya girmek için kulüplere yaklaşım gösterdiler.
Bazı kulüpler böylelikle atamalarda kendilerinin mağdur pozisyonuna düşmemesi için bu yola başvurduğu belirtiliyor vede ulu orta konuşuluyor ve yazılıyor.
Daha sonra TFF özerk olduktan sonra, TFF’yi kulüpler yönetmeye kalktılar.
Bu sayede sık sık Merkez Hakem Kurulları değişmeye başladı.
Bu arada bazı kulüpler daha da ileri giderek hakemliğin DNA’sıyla oynamaya başladılar. Bunda da başarılı oldular.
Kaybeden kim oldu? Tabii ki Türk futbolu.
Sadece hakemlik mi kaybetti? Hayır, kendileri de kaybetti. Bakın her maçtan sonra kelle istemeye başladılar.
Bakın beyler, sizler mutlu olamayacaksınız. Yeni TFF Başkanı Mehmet Büyükekşi iyi niyetli bir insan birşeyler yapmaya ve kalıcı izler bırakmaya çalışıyor. İnanın o da başarılı olamayacak.
Her ne kadar kendisine alışık olmadığı kadar mutlu bir tablo çizilse de, onlar sadece koltuğu korumak adına yapılan hareketler olduğunu anlayacaktır.
Keşke böyle insanlara böyle ortamlar hazırlanmasaydı.
Neden derseniz bu hakemliği hiç ama hiç kimse düzeltemez..!
Bu bizim iddiamız.
Neden derseniz yıllardan beri yukarıda bahsettiğimiz nedenlerden dolayı düzelmesi için hem uzun bir zamana hem de çok iyi kadrolara ihtiyaç var.
Camiada daha önce babasından aldığı bayrağı ve misyonu (!) devam ettirecekler var. Bu demektir ki kaotik ortam daha uzun yıllar sürecek.
Bakıyorsunuz bir hakemin hakemliği bitiriliyor. Düdüğü astırılıyor. Zannediyorlar ki camiadan uzaklaştırıldı.
Hayır, tam tersine daha da kinlenerek derinden işin içine giriyor. Önce süper lig gözlemciliği, daha sonra kurul üyelikleri ve de yaş 65 oldu mu 70 yaşına kadar da mentör olarak sistemin içinde kalıyorlar.
Hakem camiasında köşe başları tutulmuş. Ahbap-çavuş ilişkileri en üst düzeyde. Baba- oğul muhabbeti hayatta bitirilemez.
TFF Başkanı kim olursa olsun bu düzeni değiştiremez. Böyle devam ederse ne kulüpler nede hakemler mutlu olamazlar.