Hakemin Sesi olarak biz, çalışanların, yani (hakemlerinde) alın teri döken insanların hakkının mukaddes olduğuna, onların ücretlerinin alınlarının teri kurumadan verilmesi gerektiğine inanıyoruz.
Hakemlik yapanlar bu işi neden yaparlar?
Bizlere göre bunun birçok nedeni var özetle:
1- Normal yaptıkları işin dışında “HOBİ” olarak yaparlar.
2- Toplumda kendilerine "yer bulmak" adına yaparlar.
3- Kamuoyunda "tanınmak" hissi ağır basar ve bunun için başvuranlar olabilir..!
4- “Yönetme hissi" ağır basanlar, hakemin çaldığı bir düdükle veya kaldırdığı bir bayrakla bir anda ülkenin gündemini değiştirdiği gücüne inanan başvurabilir.
5- Öğrencilerin eğitimime ufak da olsa katkı sunar diye "para" için yapanlar.
Neticede öyle yada böyle en altta da olsa en tepedeki de olsa hepsi yapmış oldukları görevler (hakem- gözlemci-mentör) için bir ücret alırlar.
Üst düzey hakemlerimiz ise bugün profesyonel konumdadır. Bazı hakemlerimiz yapmış oldukları işten kat be kat daha fazla hakemlikten kazanmaktadırlar.
Para ödeyen kesim neye bakar?
İnsanın bilgisine, kültürüne, çalışmasına ve emeğine bakar. Yüce dinimiz İslam, insanlara mutlu bir hayat yaşamaları için rızıklarının peşinden gitmeyi de diğer bir takım emirler gibi müntesiplerine emretmiştir.
Kişinin kimseye muhtaç olmadan hayatını sürdürebilmesi, çoluk çocuğunun nafakasını temin etmesi maksadıyla meşru yoldan çalışıp kazanması ibadet ve kutsal bir davranış olarak nitelendirilmiştir.
Aslı ve tabii kazanç yolu emektir, alın teridir.
Bu emeği gerek beden gerekse zihin gücüne dayalı olarak sarf edilen her türlü emek ve çalışma şeklinde anlamak gerekir.
Hakemlikte hem beden gücü hem de zihin gücü sarf edilir. Hem de en ağırından.
Kişinin yiyeceği ve dolayısıyla aile fertlerine yedireceği en hayırlı ve helal lokma emek ve alın teri ile kazandığı lokmadır.
Hakemlerin de almış oldukları paralar analarının ak sütü kadar helal olmalıdır. Bunu sağlayacak kişi ise hakemlerdir. Sahada her iki takıma da aynı düdük aynı bayraklar kalkarsa helaldir. Yok, takım ayırt edeyim, yok bu takımın seyircisi fazla aman bana laf gelmesin diye hareket ederse işte o zaman helal midir? Yoksa haram mıdır? Diye vicdan muhasebesi yapması lazım.
İnsan haklarıyla insandır
İnsan haklarının temelini 10 Aralık 1948 tarihli İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi ile 04 Kasım 1950 tarihli Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi oluşturmaktadır.
İnsan hakları; tüm insanların hiçbir ayrım gözetmeksizin yalnızca insan oluşlarından dolayı eşit, özgür ve onurlu yaşama hakkına sahip olmasıdır. Herkes, cinsiyet, ırk, renk, din, dil, yaş, tabiiyet, düşünce farkı, ulusal veya toplumsal köken, zenginlik gibi fark olmaksızın kanun karşısında eşittir.
Özgür bir şekilde düşüncelerini açıklamak, istediği yere gitmek, yerleşmek, diğer insanlarla ve makamlarıyla olan ilişkilerinde insanca ve hakça muamele görmek, insanların günlük yaşamında farkına varmadan yararlandığı haklardan bazılarıdır.
Dileğimiz hakemlerimizin de haklarının eşit ve ayrım gözetmeksizin verilmesidir. Yöneticilerimizin yukarıdaki İnsan hakları bölümünü bir kez daha okuyup beyinlerinin bir köşesine yazmaları inanın hakem camiası açısından son derece önem arz edecektir. Şunu asla unutmayınız..
"
GENEL MERKEZ SEÇİME Mİ GİDİYOR?
Son günlerde herkes rahatsız. Hakemler, gözlemciler, mentörler, TFF çalışanları, MHK, Genel Merkez..
Bu rahatsızlığın sebebi 15 temmuz’da yapılan hain darbe sonrası TFF tarafından görev verilmeyen camia mensupları..
Burada 2 tür camia mensupları var.
1-Yapmış oldukları görevlerden dolayı haklarında soruşturma açılan ve uzaklaştırılanlar.
2-Görevlerine devam eden ve haklarında herhangi bir soruşturma bulunmayanlar.
En sıkıntıda olan ise 2. Grupta yeralanlar. Hatta bunlar arasında kendini ihbar edip FETÖ ile herhangi bir bağlantısı yoktur yazısı elinde olanlar da var.
Diyorlar ki; Biz görevlerimizden vazgeçtik. Hatta bizlere tekrar görev verilse de yapmayacağız. Terör örgütü mensuplarıyla aynı kefeye konmak en ağırımıza gidiyor ve bunu hazmedemiyoruz..!
2 . Dalga da yakında geleceği söyleniyor. Bu ise TFF çalışanlarını kapsayacağı ulusal basında yer aldı.
Kulağımıza başka iddialar da geliyor.. ?
TFF, MHK’nın istifalarını "ALDI" mı?
Genel merkez seçime mi gidiyor?
Genel merkezde yaşanan olumsuzlukları en yakından takip eden insanlardan biriyim.
Rahatsızlık diz boyu. Bir tahmin daha yürüteyim.. Genel merkez bu ay sonu bir toplantı yapar ve orada olağanüstü kongre için karar alır ve Ramazan Bayramı sonrası (Haziran ayı sonu) genel kurul yapabilir.
Seçim kaçınılmaz bir durumdur. Yapılması da camia için derneğin kaybolan güveninin yeniden kazanılması adına olumlu bir gelişme olacaktır.